RUMKALE (HROMGLA)

Halfetiye 3-4 km,Yavuzeli ilçesine 25 km. ve
Gaziantep İl Merkezine 62 km. mesafede olan
Rumkale'nin tarihi hakkında
kesin bilgiler bulunmamasına karşın M.Ö. 840
yılında Geç Hitit Döneminde yapıldığı tahmin
edilmektedir.Roma döneminde Hıristiyanların
burayı merkez yaparak hıristiyanlığı Rumkale
ve çevresinde yaymaya çalıştığı ayrıca
Hz.İsa'nın havarilerinden Yuhanna'nın İncil
müsveddelerini Rumkale'de sakladığı ve daha
sonra da Beyrut'a kaçırıldığı rivayet
edilmektedir. Bu nedenle burası
hıristiyanlarca kutsal sayılmaktadır.Sonradan
haçlıların mağlup edilip bölgeden
çıkarılmasıyla 1292 yılında Rumkale ve çevresi
Müslümanlar tarafından ele geçirilmiştir.
Müslümanların eline geçen kalede ve bölgede
Türk-İslam döneminde yapılan birçok eser
bulunmaktadır. Türk- İslam sanatının
özelliklerinin de görülebildiği kalede,
kullanılmayacak kadar harebe olan bir de
mescit bulunmaktadır.
120*200 metre ebatlarındaki dikine
kesilerek ulaşılması zorlaştırılan doğal
kaynak platform üzerine oturtulmuştur. Sur
duvarı düzgün kesilmiş kalker kesme taş
bloklarıyla inşa edilmiştir.Kalenin kuzey ve
doğu surlarında 7 burç yer almaktadır. Güney
yönde yer alan kayalık uzantı 12. Yy.da
oyularak hendek haline getirilmiştir. Kaleye
doğu ve batı yönden olmak üzere iki ana giriş
kapısıyla girilebilmektedir. Batı yöndeki kapıya Merzimen çayı üzerindeki köprüden
ulaşılmaktaydı. Kapıdan girildikten sonra
doğal kapıya uygun kademeli olarak yapılan
burçlara açılan 3 ayrı kapıdan geçilip iç
kaleye girilebilmektedir. Fırat nehrine bakan
doğu kapısına ancak nehir geçildikten sonra
ulaşılabilmektedir. Böylece kalenin kendine
özgü savunma sistemi oluşmuştur.


RİVAYET EDİLİR Kİ:
Rumkale beyinin yönetimi devredeceği bir oğlu
olmuş. Oğlunun adını Nergis koymuş. Bu oğul o
kadar güzel ve biçimli bir yapısı varmış ki
onu gören tüm kızlar ona aşık olur, ancak
aşkına karşılık bulamayınca yıkılır ve onun
aşkından intihar ederlermiş. Delikanlı ise
buna bir anlam veremezmiş. Günlerden bir gün
kale saldırıya uğramış. Kalenin beyi oğlunu
saklamak ve kaçırabilmek amacıyla Rum kale su
kuyusuna indirmiş. Kuyunun dibindeki su çok
berrakmış. Tıpkı bir ayna gibi olan suda
delikanlı kendi görüntüsünü görmüş ve ona
aşık olmuş. Eğilip ona ulaşmak isteyince de
önce kuyunun dibine oradan da Fırat'a
yuvarlanarak boğulmuş. Denir ki: Delikanlının
boğulduğu yerde bir çiçek bitmiş. Adına Nergis
denmiş. Dünyanın en güzel kokan çiçeklerinden
biri olan Nergis buradan tüm dünyaya yayılmış.
Ama hiçbir yerde Halfeti'deki kadar güzel
kokmamış.