PHITEMI" ADLI AGIDIN ÖYKÜSÜ

1938 zamaninda büyük küçük ayrimi yapilmaksizin kim ele geçerse kurşuna diziliyordu. Namlunun agzindan kaçip kurtulabilenlerse ya damlara doldurulup atese veriliyor ya da kimyasal gazlarla magaralarda bogazlaniyordu. Türk ordusu Haydaran deresine girdiginde kadinlar ve çocuklar düsman eline düşmemek için çogunlukla kaçip magaralara sigindilar. Bu magaralarin yerini saptamak için ordu ve milisler fir dönüyordu. Birinde askerler bir magaranin etrafinda dolanıp durdular, ama insan izine rastlamadilar. Ancak magaradakilerin sesi solugu iyice kesilmisti. Korkulu bir bekleyis içindelerdi. Tam bu sirada henüz 40 günlük olan bir bebek bagirip aglamaya basladi. Bellegine henüz savas resmi çizilmemis bir insan yavrusu, besiginde yüksek sesle agliyordu. Tüm çabalara karsin bebegi susturamayinca, çaresiz babasi bebegi kucagina alip magaranin dibine dogru yürümeye basladi. Kisa bir süre sonra bebegin sesi artik duyulmaz olmustu. Meraklanan anne arkalarindan ksşup bebegine sarildi ama yavrusunda ne ses ne de nefes kalmists. Zavalli baba magaradakilerin selameti için yavrusunu bogmuştu. Bunu gören anne, onulmaz bir aci içinde dizlerinin üzerine yikilip saçlarini yolarak bu agidi yakmaya başladi. Magarada kim varsa yüreginden yarali ananin etrafinda bir halka çevirerek hep birlikte aglastilar...

***

Yil 1938 zaman dersim de kan deryasina vuruyor...
Bu hikayeyi duydugum da tüylerimin sah damari coktan kabarmisti,iste acinin zihne sizdi dediklerii an bu olsa gerek…
Insanin kani nasilda pirtilasip donuyor..
Aci nasil da nakis nakis isleniyor yürege
Insan zaman kavramini yitiriyor kendi o yasanmis an,a Sali veriyormus,o aciyi kendin de sinamak yasayip bir daha asla unutmamak istiyormus…
Dersim kurdistanin durmadan kanayan sol yani,Henüz büyümemis bir yetim,direnci kadar direnen yetmisli yaslarda bir dede ve bir cok yigit asi kiza analik yapmis bir ana tanrica..
Bugün hala zapedilemez bir kale gibi hem tarihe hem de zülüme direniyor...
Ve yasanmis
Bu gercek hikayenin ayakta duran tek tanigi
Ve
Daha bir cok unutulan ve bilmedigimiz hikayeyi bir utanc gibi zihninde tasiyan,kimsesiz birakilmis bir kent…

Hikaye demek ne kadar dogru bilmiyorum yasanmis bu zülüma…

Bunlari neden bilmiyorduk bugüne kadar? Ya da bilenler neden sustu bunca zaman, nasil tasidilar bu siri yüreklerinde onca sidetli acilya birlikte…el aman nasil dayanilir Bu aciya tanri beni korusun yitirmede aklim aklini…icim aciyor anne…

***
Türk mileti hep kahraman ordu naralari atar..
Sever de ordusunu…
Ey mileti türk mahsumlari katletmeklemi kahramanlasti ordun,oluk oluk kan akitmaklami…sorarim size?

***
Icim aciyor anne …
Babamin elleri sikiyor kirk günlük bogazmi
Solugum soluksuz anne
Bir magara dibinde senden uzak ölüyorum …
Cekildi gözlerimde yasam feri
Dokundugunda sen buz kesmis bedenime
Ölüm intihar etti
Adak olarak adandim
Ve
kurtardi ölümüm bütün köylüleri…
cocuklar saftir cocuklar apak anne
ben gelirken öyle demisti tanrinin melekleri,Tanri insanliktan vazgecmemisse bunun sebebi biz cocuklarmisisiz…ANNE..
cocuklar aglar anne, aglaya aglaya büyürmüs, tek sucum o an aglamakti anne,bilmezdim ki bir aglayisim babamin ellerinden ölüme mahkum edecek beni…
Neden bu zülüm ey insanlik
Insan olan insana bunu yaparmi??
Hangi ulus bir agit eder?
Ya da hangi ulus bir diger ulusa agit yasatma hakina sahiptir anne?
Birakalim buna tanri cevap versin anammmmmmmmm!!!
Tanrim yaratirken insanligi, daha henüz sürmeden cihana ve evrene bütün aci ve mutluklardan sinadinmi Yaratiklarini???
Suan beni bogan babamin yerinde sen oldunmu?
Olsaydin ne yapardin?
Dur dinle bak anam sacini yoluyor agitla birlikte, ama sukunet icinde dinle betaraf ol…
Dersim agliyor sen susmussun
Yarattigin yaratiginin canini aliyor sen yine suskunsun…
Gürlemen icin daha nelerin yapilmasi gerek bari onu söyle onuda biz yapalim, sana karsi bir bas kaldirida bizden olsun...
Dersim kan revan anam sacini yoluyor ben ölüyorum, ölüm bedenimde intihar ediyor, ve cocuklugum agliyor henüz yasanmadan...SEN SUSMUUSSUN SUS BILECEGIN KADAR EY TANRIMMM !!!
Köylüler gözü yasli ve tirsmis bir sekilde duruyor minik cedesimin üzerinde..
Mekan dönüsmüs mahser yerine aci durmadan sivazliyor yürekleri ve ben yokkum artik…
Sen hala suskunsun!!
Tarih gizlemis yüzünü yüzüme
Coculugum kadar oldum onda, kara sayfalar bir bir aciliyor, hic bir sey o an anam sütü kadar apak degil…
Ve
Ben kurban edildim kurtuluslara
Biliyorum ölümüm bile bitirmeyecek zülümü
Berdevam edecek ölümler ve her ölüm acilasacak
katmerlesecek
Her ölüm ardindan kinler serpilecektir yüreklere
Ama korkma
Bir tek benim yüregim de olmayacak kin
Henüz ana sefkatinden baska bir sey asilanmadi bana, baba elleriyle bogulmus olsamda…
Aglama babam
Sen katil degil kurtarici oldun
Baksana ahaliye nasilda minetarlikla bakiyorlar yüzüne
Yapmsaydin daha cok insan ölecekti, ben bir cok insanda daha degerli degilim babomm
Ben bir can tasirim, ama etrafimizdakiler bir cok can baba
Ne olur aglama!!!
Bak
Ahalli zaten yanmis bir cigerle haykiriyor
Hani top atsalar islemez cigere ya öyle agliyorlar…
Dersime ölüm sis gibi cökmüs
Ve
Kurtlar pusuda
Insan avinda,her can tarumar
Her yürek paran paraca
Her ölüm bir agit
Her agit
Bir yürek haykirisi…
Yakismaz bize zülüm önünde aglamak babam
Git saril anama yarasina melhem ol
Ahaliyle kucaklas
Deki bir gün mutlaka alinacak bunun intikami...
Hic bir zaman diliminde rastlanmamistir cocugu babasina bogdurmak
Zülüm bunu sana reva gördü diye
Vijdan azabi cekme baba
Benim icim rahat
Sende rahatla birak onlarin vijdani sizlasin ve zamani geldiginde bunlar olanlarin hesaplarini versinler...
Beni buraya gömün
ölümün minik bedenimde intihar etigi yere
Magaranin Kösesinde olsun mezarim
Toplayin anamin yoldugu saclarini
Bana yastik yapin, incitmesin basimi sert tas
Ve
Yeterse gücünüz
Anamin döktügü gözyaslarini toplayin
Gözyaslariyla sulayin üzerimde ki topragi
Tuzumsu suyla sulanan ciceklerin kokusu daginik olurmus,bakarsiniz mezarimin üzerinde biten cikecekler,dagitir ölümümün kokusunu cihana evrene
Iste o zaman
O yasanmis an hic bir zaman unutulmaz
Unutulan olmak istemiyorum…

***


Iste bizim dramatik öykümüzün bir parcasi ve acilarimizin toplami bu agidta yatiyor,onun icin diyoruz ki unutmak ihaneti ertelemektir…
O kirk günlük bebek icimizden biri olabilirdi…
Ve
Simdi o bize hikayemizi yaza bilirdi ama heyhat henüz kirkindayken yasama elvada dedi…
Ne savasi kavrayacak bir yastaydi ne de zülmü bilecek…
Ama basinin bogazini sikan ellerinin arasinda soluksuz kalmayi son yürek atisinda kavramisti,o simdi cansiz o simdi dilsiz o simdi toprakla yoldas o simdi dersim daglarin bir cicek ismini bilemedigimiz,o simdi bir ceylan o simdi bir melek o simdi bir kahraman ve o simdi yasamayan bir yasam...

Ey biz vijdani elinde dolsanlar
Gelin bugün biraz kendimizi acitalim kendimizi kirk günlük bir bebegin yerine kolayim
Onun yasadiklarini biz yasadik sayalim ve bu dogrultuda ne yapilmasi gerekiyorsa onu yapalim...
Bir kez olsun
Ama yasamimizin sonuna kadar olsun bunu unutmayalim
Ve
Elimizden gelenin üc kati daha fazlasini yapalim ki,yarinda kirk günlük cocuklarimiz bu zülümle karsilasmasinlar,yetmislik ninelerimiz dedelerimiz kursuna dizilmesinler,ülkemiz kan deryasi olmaktan ciksin.
Zülüme son diyelim
Gerekirse zülümü bedenimizde öldürelim…
Siyarimiz
Gece yatmaya gitigimizde ben bugün ulusum icin ne yaptim olsun,eger gerceketn birsey yapmis isek huzur icinde uyuyalim ama yapamamisak huzursuzluk sarsin her yanimizi…